REKLAM

Son İletiler

Sayfa: [1] 2 3 4 ... 10
1
Fıkra / Karikatür / Wallpaper / Saz Çalan Kazım
« Son İleti Gönderen: Serdar Yıldırım 04 Kasım 2021, 20:52:05 »
SAZ ÇALAN KAZIM
Köyün birinde köylünün birinin kaz sürüsü vardı. Zaten adamda kaz çobanıydı ve adı Kazım’dı. Koyun güder gibi kaz güdüyordu. Kaz çobanı önüne katmış kazları giderken durup türkü söylemeye başlayınca kazlar etrafına toplanıyor ve onu dinliyorlardı. Böyle sazsız, cazsız, müziksiz türkü söylemek Kazım’ı mutsuz ediyordu. Kazım bir gün arkadaşlarından izin alarak köyden ayrıldı ve şehre saz almaya gitti.
Kazım şehirde aradı, taradı ve sonunda saz satan bir dükkân buldu. Saz  dükkânın önündeki sandalyenin üstüne konmuştu. Kazım sazı aldı, sandalyeye oturdu ve çalıp söylemeye başladı. Kazım buydu işte, sazsız Kazım, Kazım’sız saz olmazdı. Kazım sazın tellerine vurdukça bir sürü insan dükkânın önünde toplandı. Yola oturan mı ararsın, ağlayan mı ararsın, ayılan-bayılan mı ararsın hepsi vardı. Dükkân sahibi kapının önünde dikilmiş kalmış, olanları hayret dolu bakışlarla izliyordu. Daha sonra durumdan faydalanmayı düşündü ve  bakkaldan bir kutu kesme şeker alıp dinleyenlere dağıtmaya başladı. Bedavaya değil canım hediyesi 1 lira. Yeni biri gelip kenara çömelirse dükkân sahibi onun yanında bitiyor ve şeker kutusunu burnuna dayıyordu:   “ Dinlerken ağzın tatlansın bey abi, ücreti 1 lira, kulak kirası. “
Akşam olduğunda bir aylık kazancını bir günde doğrultan dükkân sahibinin ağzı kulaklarına kadar açılıyordu.
Kazım sazı dükkâna bırakıp ilerideki bir bahçede yarı uykulu, yarı uyanık geceyi geçirdi. Sabah erkenden dükkânın önüne geldi, dükkân kapalıydı ama yarım saat sonra açıldı. Kazım sazı aldı ve kapı önündeki sandalyeye oturup saz çalmaya, türkü söylemeye başladı. Sesi duyan, sazı duyan geliyordu. İstek türkü, şarkı olursa Kazım onları da çalıp söylüyordu. Kazım gelişinin beşinci gününün akşamı dükkân sahibine köye arkadaşlarının yanına döneceğini, giderken sazı başarı ödülü olarak vermesini istedi.
Buna dükkân sahibi karşı çıktı: “ Olmaz, ödül falan yok. Sana bu sazı satarım ama parayla. 1.000 lira. O da senin için, tanıdık diye. “
Kazım: “ Ne, 1.000 lira mı? Sen araba mı satıyorsun arkadaş? Beş gün önce sazın üstündeki etikette 100 lira yazıyordu. “
Dükkân sahibi: “ O beş gün önceydi. Zam yaptım. Saz 1.000 lira. Alırsan. “
Kazım: “ Tüh sana. Her gün bin kişi dinlese tanesi 1 liradan beş günde 5.000 lira kazandın. Bana beş para vermedin. Bari sazı ver. “
Dükkân sahibi: “ Olmaz Kazım, saz 1.000 lira. Sazı verirsem zarar ederim. “
Kazım adama baktı, baktı ne dese az gelecek, bir şey söylemedi ve hızlı adımlarla yürüdü, gitti.

Ertesi gün öğle vakitleri Kazım dükkânın önünden geçiyordu. Baktı adam içeride kafayı önüne eğmiş, gazete okuyor. Dükkânın önündeki sandalyede duran sazı kaptığı gibi kaçmaya başladı. Adam anında ayağa fırlayıp dükkânın önüne çıktı ve avazı çıktığı kadar: “ Kazım sazı çaldı kaçıyor, Kazım sazı çaldı. “
Olaydan haberi olup yoldan geçmekte olan biri: “ Evet, dün Kazım’ı dinledim. Pek güzel saz çalıyor canım bu Kazım. “
Bir başkası: “ Pardon ve de bravo, beş gün işe gitmedim, onun saz çalmasını, türkü söylemesini dinledim. Bu kadar olur. “
Dükkân sahibi: “ Benim sazı çaldı diyorum size. Çaldı kaçıyor. “
Az önceki adam: “ Hep biliyorduk. Daha dün sazı çalıyor ama saz benim diyordun. Saz senin o çaldı, herkes farkında. Çalmasını istiyordun ya o da çalıyordu. Saz çalan Kazım işte bu. “
Kazım köye döndü. Artık beş gün sabahtan akşama konser vererek, alın teri dökerek elde ettiği saz yanındaydı. O, doğuştan yetenekliydi. Çok iyi saz çalıyordu, şurup gibi akıyordu gönüllere, çok iyi türkü söylüyordu, can veriyordu ömürlere.

SON

Yazan: Serdar Yıldırım
2
Fıkra / Karikatür / Wallpaper / Korkak Aslan
« Son İleti Gönderen: Serdar Yıldırım 22 Ekim 2021, 22:51:17 »
KORKAK ASLAN
Kral aslan çok korkakmış. Çevredeki ormanların kralları elçi göndererek savaş çıkaracaklarını söyleyip altın isterlermiş. Korkak kral da, aman, savaş çıkmasın, barış içinde yaşayalım, deyip istenen altınları gönderirmiş. Yapılan antlaşma bir yıl sürermiş. Süre sonunda bir elçi gelir ve yeniden anlaşmak için altın istermiş. İstenen altının dozu giderek artmış ve beş bin, on bin altını bulmuş. Hazinedeki altınlar giderek azalmış.  Kral aslan vezirlerini toplamış ve soruna çözüm aramaya başlamış. Vezirlerin ortak görüşü, sorunu kurnaz tilkinin çözeceği şeklindeymiş. Kurnaz tilki saraya davet edilmiş, olanlar anlatılmış.
Kurnaz tilki:  " Sayın kralım, beni baş vezir yaparsanız sorunu kısa zamanda çözerim. " demiş.
Kral aslan:  " Yeter ki savaş çıkmasın, altınlar bitmesin de ne istersen yap. Kurnaz tilki şu andan itibaren baş vezirimsin. Tam yetkiyle işe başla. "

Baş vezir tilki saraydan çıkıp gitmiş. Bir kaç saat sonra döndüğünde yanında uzun yeleli bir aslan varmış. Bu aslanı tahta oturtmuş ve gelirken verdiği talimatı aynen uygulamasını istemiş. Elçiler, salona alınmış ve onlar savaş tehdidiyle yüksek miktarda altın istemişler ama dublör aslan bağırıp çağırmış. Kalabalık bir ordu kurduğunu, savaş istediğini ve eğer canları tatlıysa  on biner altın getirmelerini ihtar etmiş: " Yoksa ordumla gelirim ve taş üstünde taş bırakmam. " demiş.  Koşar adım salondan çıkan elçiler, birkaç gün sonra on biner altın vererek birer yıllık barış antlaşması imzalamışlar. Olanları gizlice yan odadan izlemekte olan korkak kralın neşesine diyecek yokmuş. Dublörünü yüksek bir maaş karşılığında işe almış ve uzun yıllar onun gölgesinde krallığını sürdürmüş.


3
Şiir / Kibrit Kutusu Kadar Evimiz Olacaktı - Serdar Yıldırım
« Son İleti Gönderen: Serdar Yıldırım 22 Ekim 2021, 22:44:12 »

KİBRİT KUTUSU KADAR EVİMİZ OLACAKTI
Kibrit Kutusu Kadar Evimiz Olacaktı
Evin içi on tane çocukla dolacaktı
Kızların adını anne, oğlanların adını baba koyacaktı
Komşular, misafirler çocukların adını karıştıracaktı.
 *            *            *            *
Kibrit kutusu kadar evimiz olacaktı
Gökkuşağı mutluluk olup evimizi saracaktı
Güneş soba olup evimizi ısıtacaktı
Pencereleri açtık mı, rüzgar evimizi süpürecekti.
  *            *            *            *
Hayallerimi sakladığım kibrit kutusu sol göğüs cebimde
Uzun zaman var ki, onu açıp bakmadım
Halımız, koltuğumuz daha yoktu ama evlendikten sonra alacaktık
Ben edi, sen büdü kilim üstünde kıvrılıp yatacaktık.
  *            *            *            *
Kapıda arabam olmayacaktı ama ben de adamdım
Daha iyi bir iş bulur, çalışır, evime bakardım
Serde askerlik vardı ama boş ver aldırma
Sayılı günler çabuk geçermiş, bilmez misin?
 *            *            *            *
Evlenince bakkal, kasap borcu derler, ev kirası
Ev kirası olmayacak, onu düşünme
Bir bakkal borcu ne tutacak ki?
Kasap mı, et yemeyiz, olur biter.
 *            *            *            *
Sevdalar saldım yalnızlığıma
Ümitler saldım umuduma
Nikah defteri diye hayal edip
İmzalar attım boş kağıtlara.
 *            *            *            *
Daha nişanlıydık,  ben yalnız kaldım
Sen trafik kazasında ölmesen, ben yalnız gezmezdim
Yollarda avare dolaşıp geleceği ezmezdim
Bu şiiri yazdığım kalemi kırmazdım.
 *            *            *            *
Nikâhımız on haziran bilmem kaç yılındaydı
O güne ayarlıydı, zaman saati kuruluydu
Kiraladığımız gelinliğin evin duvarında asılıydı
Pek çok on haziran geldi geçti, sen dönmedin.
 
Yazan: Serdar Yıldırım
 
4
Müzik ve Şiir / Atatürk Şiirleri - Serdar Yıldırım
« Son İleti Gönderen: Serdar Yıldırım 05 Ekim 2021, 19:38:44 »

EŞSİZ ASKER ATATÜRK
O, bir millete baştı.
Yel oldu, dağlar aştı.
Sel oldu, düşman kaçtı
Tüm dünya buna şaştı
Eşsiz asker Atatürk.

---------------------------------
ATATÜRK VE CUMHURİYET
O'nsuz tarih olmazdı.
O, doğmasaydı.
Tarih kitaplarını yırtardım,
Cumhuriyet kurulmasaydı.

---------------------------------
CUMHURİYET
Haykır durma, Cumhuriyet 96 yaşında.
Dört mevsim yaşanıyor, toprağında, taşında.
*     *     *      *
Birbiriyle kaynaşmış Türk Halkı'nın sesi var.
Asrımızın ileri, güçlü Türkiye'si var.
*     *     *     *
O güçlü Türkiye'nin önderi, lideri var.
Elinde meşalesi Yüce Atatürk'ü var.
*     *     *     *
Sarsılmaz irademiz, bükülmez bileğimiz.
Işığıyla aydınlanır uygarlık yolumuz.
*     *     *     *
Cumhuriyet sonsuza, sonsuza ulaşacak.
Bütün diğer devletler ondan geri kalacak.

----------------------------------
BAŞKOMUTANLIK MEYDAN MUHAREBESİ
- Dumlupınar Meydan Muharebesi -
Kütahya'ya bağlı Dumlupınar yakınındaydı.
Tarih 30-Ağustos-1922
Beşinci günüydü Büyük Taarruz'un.
Yunan işgal kuvvetlerine karşı
Kesin bir Türk zaferiyle sonuçlandı.
Şahsen yönetilmişti,
Mustafa Kemal Paşa tarafından.

-----------------------------------
DEVRİMCİ MUSTAFA KEMAL
Ağaçlara, taşlara, yapraklara, kuşlara
Denizlere, göllere, ırmaklara, çaylara
Gelip geçen yıllara, mevsimlere, aylara
Duygularım coşar, sel olur, seni sorarım.
*             *             *             *
Selanikim, Samsunum, Ankaram, İstanbulum
Karadenizim, Marmaram, Egem, Akdenizim
Başka izmleri boş ver yeterli Kemalizm
Hedef zirve çünkü ben gerçek bir Türk genciyim.
*             *             *              *
Bir volkan gibi kabardım, kabıma sığamam.
İlkelerinden başkasına gidip sığınmam.
Sen varken uzakta yol gösterici aramam.
Ben bu yurdu emanet ettiğin Türk genciyim.

--------------------------------------
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK CUMHURİYET DEMEKTİR
Bu topraklarda Cumhuriyet özgürlük demektir.
Özgürlük Anadolu'da Cumhuriyet demektir.
Özgür olmak isteyen yeni nesillere,
Altın tepsi içinde Cumhuriyeti sunduk biz.
*             *             *             *
Çilesini biz çektik, acısını biz yaşadık.
Yıllarca Kurtuluş Savaşı için ömür törpüledik.
Pek çoğumuz evine geri dönemedi.
Bebeklerimiz bize bir kez baba diyemedi.
*             *             *             *
Vatanımızı savunduk düşmana karşı.
Gündüz ve gece bekledik siperlerde.
Bağrımıza hançer saplandı istemesek de.
Hançeri bağrımızdan çıkarıp düşmana sapladık.

-----------------------------------------
BİR GÜNEŞ GİBİ DOĞDUN
Şan, şeref ve onurla taşıdın Türk Bayrağı'nı.
Olmaz, dediler, bu vatan kurtulmaz, dediler.
Bitti, dediler, her şey bitti, dediler.
Anadolu yandı, yıkıldı, tükendi, dediler.
Sonra sen bir güneş gibi doğdun,
Anadolu'nun bağrında karanlığı boğdun.
*            *            *              *
Yenilmeyiz biz, yeneriz diyenleri tükettin.
Topun, tüfeğin az olsa bile onları alt ettin.
Şanlısın sen, Türklük sana şükran borçlu.
Türklüğü zirveye taşıdın, sürünsün onlar yer altında.

-------------------------------------------
VATANI KURTARMAK YETMEZDİ
Devrim gerekliydi.
Devrim; değişim, çağdaşlaşma demekti.
Fikirde, düşüncede devrim
Kılık, kıyafet devrimi
Şapka devrimi
Kadınlara özgürlük
Harf devrimi
Gelin, tamamlayalım devrimi, dedim.
Geldiler, tamamladık.
Çağdaşlaştık, medenileştik.
İlkellikten kurtulduk, modernize olduk.
Modern olduk.
Çağın gereklerine uyduk.

Yazan: Serdar Yıldırım

-----------------------------------------------------
-----------------------------------------------------
SONSUZA KADAR KALBİMDESİN
Ey tarihin kaydettiği büyük komutan!
Bu vatanı kurtardın diye sana şükran borçluyum.
Temelleri çok sağlam Türkiye Cumhuriyeti'ni kurdun.
Gösterdiğin olağanüstü kahramanlığa minnettarım.
*             *             *             *
Ey tarihin kaydettiği eşsiz devlet adamı!
On beş yıl onurlu ve şerefli bir yönetim gösterdin.
Başarılarından dolayı seni alkışlıyorum.
Gönlümden derlediğim bir demet çiçeği armağan ediyorum.

-------------------------------------------
ATATÜRK 135 YAŞINDA
135 Yaşında bir güçlü, dev Türk.
O'nun adı Mustafa Kemal Atatürk.
*            *            *            *
1881 yılında doğdu.
Tam 24 yaşında yüzbaşı oldu.
*            *            *            *
31 Mart Ayaklanması'nda vardı.
Hareket Ordusu Kurmay Başkanı oldu.
*            *            *            *
Osmanlı İmparatorluğu çökmüştü.
Fethedilen ülkeler elden gitmişti.
*            *            *            *
Sonunda Anadolu'ya düşman dolmuştu.
İnsanlar çaresiz, ümit yok olmuştu.
*            *            *            *
Karanlıkta ışık belirdi, uzakta.
Vapurla geldi, ayak bastı Samsun'da.
*            *            *            *
Cumhuriyetin sınırlarını çizdi.
Düşmanları şöyle bir hizaya dizdi.
*            *            *            *
Savaş, dedi, düşmanlar, savaş isteriz.
Dedi Mustafa Kemal , savaştan kaçmam.
*            *            *            *
Ordu yoktu, ordu kurdu, silah buldu.
Cephede ön safta kendine yer buldu.
*            *            *            *
Kana kan, dişe diş düşmanla savaştı.
Aman vermedi düşmana onu yendi.
*            *            *            *
Düşman üzgündü, Kemal geçilmez, dedi.
Umutsuz postu Çanakkale'ye serdi.
*            *            *            *
Sonra Yunan İzmir'e çıkartma yaptı.
İlerledi, ortalığı yakıp yıktı.
*            *            *            *
Mustafa Kemal orduyu geri çekti.
Sakarya Irmağı bağlantıyı kesti.
*            *            *            *
Bir buçuk yıl askere savaş öğretti.
Her asker bir Mustafa Kemal olmuştu.
*            *            *            *
Mustafa Kemallerle dolu bir ordu.
Düşmana kaç paralıksın diye sordu.
*            *            *            *
Tuttu, aldı, vurdu, yerden yere vurdu.
Zaman saatini Cumhuriyet kurdu.
*            *            *            *
Ey güzel Cumhuriyet, sen ne güzelsin.
Özgürlük denizinde mutlu yüzersin.

Yazan: Serdar Yıldırım - Türkiye 2017

---------------------------------------------
ÇANAKKALE'DE BEN VARDIM
İster miydim Anadolu işgal edilsin?
İster miydim ordular dağıtılsın?
İster miydim padişah teslim olsun?
İstemezdim, böyle olsun istemezdim.
*            *            *            *
Anadolu harap, bitap bir haldeydi.
Türlü katliamlar yaşanmaktaydı.
İnsanımın koruyanı, kollayanı yoktu.
Sonunda İngiliz gemileri Çanakkale'ye geldi.
*            *            *            *
Alman komutan Liman Von Sanders Türk birliklerinin başındaydı.
Tabyalar savunmasızdı, ateş hattındaydı.
Düşman çok güçlüydü, kayıplar artmıştı.
Siperler gerilere, daha gerilere çekilmişti.
*            *            *            *
Ben geldim Çanakkale'ye insanlar beni tanıyorlardı.
Liman Von Sanders bir cephe sana yeter mi dediydi?
Ben hayır dedim, bütün cephelerin komutanlığını bana vermelisiniz.
Dediğim aynen oldu, Çanakkale'de ben vardım.
*            *            *            *
Geceleri uyku tutmazdı beni.
Atıma bindiğim gibi dörtnal uzaklaşırdım.
Düşman sabaha karşı nereden çıkartma yapar.
Bunun planını yapar, önlemini alırdım.
*            *            *            *
Çanakkale'de dört - beş gün uyumadığım olurdu.
Bir gece saat iki sularıydı.
Birliğime geri döndüm ve emrimi verdim:
Conkbayırı'na beş yüz asker çıkarın, mevzilensinler.
*            *            *            *
Aman komutanım, dedi, diğer subaylar.
Orası kuş uçmaz, kervan geçmez bir yerdir.
Ne gereği vardır orada beş yüz askerin.
Bir asker bile gitmese daha doğrudur.
*            *            *            *
Siz dedim, beş yüz askeri gönderin.
Evet, dediler, gönderdiler.
Sabaha karşı Anzaklar Conkbayırı'ndaydı.
Ama ben de Türk Askeri'nin yanındaydım.
*            *            *            *
Kılıcım sağ elimdeydi, tabancam sol elimde.
Bütün bir gün savaştık can siperhane.
Yıkılmadık, yenilmedik, galip gelen biz olduk.
Kazanan biz, yenilen İngiliz oldu.

-----------------------------------------------
KARANLIK BENDEN KORKTU
Ben aydınlığım, çağdaşım, medeniyetim.
Geleceğe yönelik güzel duygular içindeyim.
Yeni yıllar, yüzyıllar, bin yıllar,
Benim için, yarınki gün gibidir.
*            *            *            *
Evrenseldir duygular, sonsuza dek geçerli.
Bir bütündür fikirler, beyinlerde gizemli.
Ben isteseydim bir çağ açıp bir çağ kapatmaz,
Gücüm vardı, yüz çağ açıp yüz çağ kapatırdım.
*            *            *            *
Anadolu, boğazına kadar karanlığa batmıştı.
Sevr Antlaşması Türk insanı için, idam fermanıydı.
Ben bir kükredim, yer , gök inledi.
Dünya benim eşsiz haykırışımı dinledi:
*            *            *            *
Siz kim oluyorsunuz, vatanımı nasıl işgal edersiniz?
Yüz binlerce askerle geldiniz, topunuzla, tüfeğinizle.
Bakın benim askerim yok, topum, tüfeğim yok.
Yokluktan çıktım ben, gerekirse yoktan var ederim.
*            *            *            *
Padişahın idam fermanı,
Demokles'in kılıcı gibi sırtımdaydı.
Anadolu halkı içerden vuran
Bu gücün farkındaydı.
*            *            *            *
Rütbelerim sökülmüştü, bir er durumundaydım.
Doğu Orduları Komutanı Karabekir Paşa,
Emrinizdeyim efendim, dedi.
Sonra bütün komutanlar bağlılığını bildirdi.
*            *            *            *
Osmanlı diye bir millet yoktur.
Osmanlı bir hanedanın adıdır.
Büyük Selçuklu Devleti parçalanmış,
Buradan Anadolu Selçuklu Devleti oluşmuş.
Yıllarla o da parçalanıp, beyliklere dönüşmüş.
Osman Gazi'nin kurduğu Osmanlı Beyliği ortaya çıkmış.
*            *            *            *
Osman Gazi, ben Türküm, diye öğünürdü.
Orhan Gazi, babam ve ben Türk'üz, derdi.
Onların oğulları da Türk'tü.
Akınlar yaptılar Avrupalı ürktü.
*            *            *            *
Fatih Sultan Mehmet Türklük adına İstanbul'u fethetti.
Yavuz Sultan Selim ilk Türk halifesiydi.
Avrupalı, barbar Türkler geliyor, deyip korkardı.
Sonra Kanuni Viyana'yı kuşattı.
*            *            *            *
Erzurum ve Sivas Kongrelerini topladım.
Yurdun kurtuluşu yolunda önemli bir adım attım.
Karanlık benden korktu, aydınlığı istemedi.
Aydınlığı istemeyen karanlığı paramparça ettim.

------------------------------------------
BEN MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'ÜM
Ben bu vatanı kurdum.
Savaştım, zafer kazanmadan,
Barış antlaşması imzalamadım.
Zaten tarih hep benden yana oldu.
* * * *
Ben bir Osmanlı subayıydım.
Padişahın iradesine asla karşı gelmedim.
Ama o, benim tacıma, tahtıma dokunmayın,
Anadolu'da ne isterseniz yapın, dedi.
* * * *
Padişah Vahdettin böyle demese bunlar olmazdı.
Anadolu'da böylesine kıyımlar yaşanmazdı.
Ordular dağıtılmıştı, silahlar toplanmıştı.
Asker evine, köyüne gönderilmişti.
* * * *
Güneyde İngilizlere karşı zafer kazandım.
Hareket Ordusu'nda Kurmay Başkan olarak görev aldım.
Halk arasında adım saygıyla anılıyordu
Çanakkale'ye geldiğimde dünya beni tanıyordu.
* * * *
Benim adım Mustafa Kemal Atatürk.
Damarlarında Türk kanı akan herkesin Mustafa'sıyım.
Ödün vermez yüreğim, bükülmez bileğim.
Ben Türküm diyen herkesin Kemaliyim.

----------------------------------------
ATATÜRK'ÜN ARAMIZDAN AYRILDIĞI YAŞTAYIM
Gökyüzünde şimşek çaktı.
Yeryüzüne yıldırım düştü.
On yıl boyunca araştırdım.
Gerçekleştirdikleri olağanüstüydü.
Dünya tarihinde tekti.
* * * *
Ey sen büyük komutan!
Ey sen büyük devlet adamı!
Seni saygıyla anıyorum.
İnsan olmanın bilincinde olan
Herkesten bu saygıyı bekliyorum.
* * * *
Yıllar geldi, yıllar geçti.
Aradan 78 yıl geçti.
Yaşadığı yıldan bunca yıl sonra,
Adı saygıyla anılan bir başka komutan,
Devlet adamı var mı?
* * * *
Sen ki sekiz yıl annen Zübeyde Hanım ve kardeşin Makbule Hanım'dan ayrı kaldın.
Varını, yoğunu bu vatan için ve gelecekte kuracağın Türkiye Cumhuriyeti için feda ettin.
Nasıl Çanakkale'de üçüncüye sıtmaya yakalanmıştın ve doktor vücuduna aşırı kinin enjekte etmişti.
Yakınında bulunan subaylara ya gider ya gelir demişti.
Sen gitmedin geldin, benim refah ve mutluluğum için, direndin.
Kurduğun Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde yaşayan ve seni tanımayanlar var.
Bunlara tavsiyem yaşadığı için, Mustafa Kemal Atatürk'e şükretmeleridir.
* * * *
Bir cami yaptıranın adını hayır, dua ile anarsın da
Cumhuriyet kurulduktan sonra yüzlerce cami yaptıran ve
Yaptırılmasına ön ayak olan
Atatürk'ü neden sevmezsin?

Yazan: Serdar Yıldırım - 2016
5
Müzik ve Şiir / ERMENİSTAN'IN KORKUSU
« Son İleti Gönderen: ORHANAFACAN 08 Ekim 2020, 14:25:33 »

PAŞİNYAN'IN KORKUSU
İçine sinmiyor artık korkusu.
Ortalığı sardı dışkı kokusu
Ermeni askere ,doğal doğrusu
Ne şanlıdır Azerbaycan ordusu ..
🇹🇷
Acizlik hedefi Terter le, Gence ...
Mallara zayiat ,cana işkence.
Vatan sevgisidir Türk'te güvence
Ya gaziyiz, ya şehitlik arzusu.
🇹🇷
Askeri konvoy terk, mevziler bomboş.
Korkular içinde vatanına koş.
Paşinyan yanında kahramanlık hoş
Ne de olsa bir editor kurusu
🇹🇷
Balıstık füzeler, misket bombalar .
Azeri gücüne tahrik,komplolar .
Paşinyana kalkan ,hıristiyanlar
Ateş kes için çağrı duyurusu
🇹🇷
Müslüman Türk’tür toprağınla ,adın. .
Bu onuru bu gün ,tekrar yaşadın
""Evine hoşgeldin ""der, Ermeni kadın.
Geldi otuz yıllık işgalin sonu.


Orhan Afacan izmir. 8.10.2020
6
Müzik ve Şiir / BİR PARÇA EKMEĞİ BÖLÜŞEÇEĞİZ
« Son İleti Gönderen: ORHANAFACAN 30 Mayıs 2020, 15:41:57 »

Bir parça ekmeği bölüşeceğiz,
Komşuların açken tok yatamazsın,
Parçalanmayıp, bütünleşeceğiz,
Belayı başından tek atamazsın.

Kara borsa, fahiş fiyat ne demek!
Hakkınmıdır böyle kazancı yemek!
Yaşamak haliyle, sosyal bir emek,
Belayı başından tek atamazsın.

Yepyeni bir dünya başlatacağız,
Olanlardan dersler çıkartacağız,
Birlikte, sağlıkla atlatacağız,
Başından belayı tek atamazsın.

Yakalanmaktan koruna,koruna,
Bulaşmazsa, yayılamaz Korona,
Kahramanlık taslama asla ona!
Başından belayı tek atamazsın.

Orhan Afacan izmir 30.3.2020
7
Duyuru Panosu / Ynt: Dikkat: Kuluçka Sezonuna dolandırıcılar hortluyor
« Son İleti Gönderen: Hakan müjdeci 14 Aralık 2019, 23:52:03 »
sağlam siteler ile alısveris yapın
8
Duyuru Panosu / Ynt: Dikkat: Kuluçka Sezonuna dolandırıcılar hortluyor
« Son İleti Gönderen: Emin Fıçı 22 Mayıs 2019, 23:51:05 »
arkadaslar  son 5-6 yıldır bu kulucka sektoru bir sıcrama yasadi haliyle bir cok site acildi.özellikle çin den herturlu kulucka makina parcasi temin edilebiliyor.kucuk capta bu isi yapan arkadslara tavsiyem ucuz diye çinden disardan kulucka makine parclari almamasi cunku garanti yok turkiyedeki  firmalar gibi yardimci olamazlar hayall kirikligi yasamamak ici dikkatli olalim
9
Hayvan Sağlığı / Dikkat! Bit Sorunu Başladı
« Son İleti Gönderen: Nafiz ÇOLAK 29 Mart 2019, 11:59:33 »
Değerli arkadaşlar.
Yurdumuzun hava sıcaklığı ilkbahar mevsimi ile bilikte yükselmeye başladı. Göçmen kuşlar geldi. Yuva yapımı ve yumurtlayıp üreyecekler. Aynı şekilde evcil kanatlı hayvanlarımız yumurtaya başladı veya yumurta kapasitesini yükseltti. Bunlar yurdumuz için güzel haberler. Fakat bununla beraber bit sorunu baş göstermeye başladı. Bit ile mücadele edilmezse evcil kanatlı hayvanlarda performans düşüklüğü ve çıkacak civcivler de ölüm olayları olur. An itibarı ile bitle mücadeleye başlanmasında yarar görüyorum. Bir veya iki kere mücadele edilmesi yetersiz olacaktır. Zira gözle görünür bitlerin neredeyse iki katı sayısında toprak altında yavruları ve yumurtaları vardır. Benim tavsiyem her 10-15 gün arayla 5-6 kere mücadele yapmaktır. Yoksa mücadele başarısız sonuç verir.
Herkesin bu sezon verimli yıl geçirmesi dileğimle.   

10
Duyuru Panosu / Dikkat: Kuluçka Sezonuna dolandırıcılar hortluyor
« Son İleti Gönderen: Efe Kulucka 10 Şubat 2019, 09:24:14 »
Değerli Arkadaşlar.
Her kuluçkalık sezonu öncesi olduğu gibi bu sezona da ne yazık ki yine mağdur olan insanlar oluyor.
Kuluçka Makinesi alırken neye dikkat etmek gerek

1. Satıcı kim? Şahıs mı Şirket mi?
2. Şahıslara asla para gönderimi yapmayınız. Önce ürünü canlı olarak görün ve sonra pazarlığınızı yaparsınız.
3. Kuluçka Makinesi ni satan bir Şirket ise ve havale istiyorsa mutlaka şirket banka hesabına para gönderiniz, eğer satış temsilcisi kendi veya başka şahıs adına havale istiyorsa kesinlikle para göndermeyiniz.
4. Faturasız kuluçka makinesi almayınız.

Bu önerilere dikkat ettiğiniz sürece dolandırıcılara ekmek yedirmezsiniz.
Hepinizi şimdiden hayırlı Kuluçka sezonu dileriz.

Kuluçka Makinesi hakkında bilgi almak için bize ulaşabilirsiniz.

www.efekulucka.com
Sayfa: [1] 2 3 4 ... 10